Admin Yönetici · 20 Ekim 2026 · 5 dk okuma
Pencere terlemesi, odadaki nemli havanın kendi çiğ noktasının altına soğumuş bir cam yüzeye değip suya dönmesidir. Yani sorun çoğu zaman camın kendisi değil, iç nem ile cam yüzey sıcaklığı arasındaki farktır. 20 °C ve %50 nemli bir odada cam yüzeyi 9,3 °C'nin altına indiği anda damlacıklar başlar.
Ankara'da bu tablo en çok aralık ve ocak gecelerinde görülür. Dışarısı -10 °C'ye indiğinde eski tek camlı bir pencere içten buz tutabilir, havalı eski bir çift cam alt kenarından su toplar, düşük emisyonlu (Low-E) ve argon dolgulu bir cam ise genellikle kuru kalır. Farkın nedeni birkaç basit hesapla görülebiliyor.
Çiğ noktası nedir ve neden bu kadar belirleyici?
Hava, sıcaklığına göre sınırlı miktarda su buharı taşıyabilir. 20 °C'deki hava metreküp başına en fazla 17,3 gram nem tutar. -10 °C'deki havada bu sınır 2,1 gram civarındadır. Nemli hava soğuk bir yüzeye dokunduğunda taşıyabileceğinden fazlasını bırakmak zorunda kalır ve o sınır sıcaklığa çiğ noktası denir.
Oda sıcaklığı 20 °C'de sabitken çiğ noktası tamamen bağıl neme bağlıdır. %40 nemde 6 °C, %50 nemde 9,3 °C, %60 nemde 12 °C, %70 nemde ise 14,4 °C civarındadır. Demek ki nem 10 puan artınca camın altına inmemesi gereken eşik yaklaşık 3 derece yukarı çıkıyor. Kış boyunca iç nemi %40 ile %50 arasında tutmak bu yüzden en ucuz önlemdir.
Ankara'da gece -10 °C olduğunda camın içi kaç derece olur?
Camın iç yüzey sıcaklığını kabaca hesaplamak mümkün. İç sıcaklıktan, camın U değeri ile iç yüzey direncinin (yaklaşık 0,13 m²K/W) ve iç-dış sıcaklık farkının çarpımı düşülür. 20 °C oda ve -10 °C dış hava için fark 30 derecedir. U değerini tek camda yaklaşık 5,8, havalı çift camda 2,8, Low-E ve argonlu çift camda 1,1, üçlü camda 0,6 W/m²K alalım. Tablodaki değerler camın ortası içindir.
| Cam tipi | Cam iç yüzeyi | Terleme eşiği (iç nem) |
|---|---|---|
| Tek cam (4 mm) | -2,6 °C | %22, buz tutar |
| Havalı çift cam (4+12+4) | 9,1 °C | %49 |
| Low-E argonlu çift cam | 15,7 °C | %76 |
| Low-E argonlu üçlü cam | 17,7 °C | %86 |
Tablo açık konuşuyor. Eski havalı çift camda iç nem yarıyı geçtiği an terleme kaçınılmazdır; Low-E camda ise nemin %76'ya çıkması gerekir, bu da ancak çamaşır kurutulan ve hiç havalandırılmayan bir odada olur. Rüzgâr, perde ve radyatörün yeri sonucu birkaç derece oynatır. Rakamları kesin ölçüm değil, eğilim olarak okumak gerekir. Cam seçeneklerinin ısı kaybı farkını çift cam mı üçlü cam mı yazısında ayrıca ele aldık.
Neden hep camın alt kenarı terliyor?
Camın ortası tablodaki değere yakın kalırken alt kenardaki birkaç santimlik şerit belirgin biçimde daha soğuktur. İki sebebi var. Birincisi, iki camı ayıran ara çıta geleneksel olarak alüminyumdan yapılır ve alüminyum ısıyı çok iyi ilettiği için camın çevresinde dar bir ısı köprüsü oluşur. İkincisi, cam yüzeyinde soğuyan hava aşağı doğru süzülür ve en soğuk haliyle alt kenarda birikir.
"Sıcak kenar" (warm edge) denen plastik ya da kompozit ara çıtalar bu şeridi ılıtır. Terlemeyi tamamen bitirmez ama damlaların çerçeveye inip contanın dibinde küf yapmasını belirgin şekilde azaltır. Yeni pencere siparişinde ara çıta tipini sormak hiçbir şeye mal olmaz.
Eski tek cam ve alüminyum doğrama neden daha kötü?
Tek cam tablodaki en kötü satır. -10 °C bir gecede iç yüzeyi sıfırın altına iner ve sabaha karşı köşelerde buz çiçekleri görülür. Isı bariyeri olmayan eski alüminyum doğramada sorun yalnız cam değildir; çerçevenin kendisi de soğur ve terler. Eski binalarda pervazda biriken, duvara sızan su ve pencere köşesindeki siyah küf lekesi çoğu zaman buradan gelir. Doğrama malzemelerinin ısıl farkını PVC mi alüminyum mu karşılaştırmasında ayrıntılı anlattık.
Çok odacıklı PVC profil çerçevedeki soğumayı da azaltır. Örneğin Winsa Dorado 76 serisi 76 mm genişlikte, 5 odacıklı ve 3 contalıdır; uygun camla pencerenin tamamı için Uw 0,98 W/m²K değerine iner. Çerçeve ve cam birlikte ılık kaldığında terlemenin başladığı nem eşiği de yükselir.
Havalandırma, kombi ve kalorifer alışkanlıkları terlemeyi nasıl etkiler?
Bir evde nem durmadan üretilir. Uyuyan bir yetişkin nefesiyle saatte kabaca 40 gram su buharı verir, iki kişilik bir yatak odasında 8 saatlik uykuda bu miktar 600 gramı aşar. Yemek, duş ve içeride kurutulan çamaşır da eklenir. 5 kiloluk bir yıkama sıkmadan sonra bile 2 litreden fazla su tutar ve kururken hepsi odanın havasına geçer.
Yalıtımlı yeni pencereler eski doğramalar gibi hava kaçırmadığı için bu nem artık kendiliğinden dışarı süzülmez. Çözüm, pencereyi gün boyu vasistasta bırakmak değildir. Kısa ve tam havalandırma gerekir. Dışarısı -10 °C iken içeri giren havanın metreküpünde 2 gram kadar nem vardır ve 20 °C'ye ısındığında bağıl nemi %12 civarına düşer. Günde 2-3 kez, 5-10 dakika pencereleri sonuna kadar açmak duvarları soğutmadan nemi atar.
Isıtma tarafında iki alışkanlık belirleyici. Kombili evlerde gece termostatı çok düşürmek odayı soğutur ve aynı miktardaki nem daha yüksek bir bağıl neme karşılık gelir. Merkezi kaloriferli apartmanlarda ise radyatörün önünü kapatan kalın perde, sıcak havanın cama ulaşmasını engeller. Perde ile cam arasında kalan hava cebi sabaha kadar soğur ve damlacıklar orada toplanır.
Dış yüzeyde terleme neden iyi bir işarettir?
Bazı sonbahar ve ilkbahar sabahlarında yeni pencerelerin dış yüzü buğulanır, ev sahibi de bunu arıza sanar. Durum tam tersidir. İyi yalıtımlı camdan içeriden dışarıya çok az ısı geçtiği için dış cam, açık ve rüzgârsız gecelerde gökyüzüne ısı yayarak dış havanın çiğ noktasının altına soğuyabilir. Eski tek camda içeriden kaçan ısı dış yüzü ılık tuttuğu için bu görülmez. Güneş çıktıktan sonra buğu kendiliğinden kalkar.
Asıl dikkat edilmesi gereken üçüncü durumdur. Nem iki camın arasında, yani silinemeyen yüzeyde görünüyorsa camın kenar yalıtımı bozulmuş ve içeri nem girmiş demektir. Bu cam ünitesi onarılmaz, değiştirilir.
Terlemeyi azaltmak için hangi adımlar işe yarar?
- Nemi ölçün. Basit bir dijital higrometre yeterli; kışın hedef aralık %40-50.
- Kısa ve tam havalandırın. Günde 2-3 kez, 5-10 dakika; vasistas yerine kanadı sonuna kadar açın.
- Nemi kaynağında atın. Banyo ve mutfak aspiratörünü duştan ve yemekten sonra 15-20 dakika çalıştırın, çamaşırı mümkünse balkonda kurutun.
- Isıyı cama ulaştırın. Radyatörün önünü boş bırakın, perdeyi denizlik hizasında bitirin, geceleri termostatı aşırı düşürmeyin.
- Kalıcı çözüm için camı ve gerekirse doğramayı yenileyin. Havalı eski çift camı Low-E ve argonlu camla, alüminyum ara çıtayı sıcak kenarla değiştirmek çoğu evde sorunu bitirir.
Hangi adımın sizin evinizde yeteceğini anlamanın en kısa yolu birkaç gün nem ölçmek ve terlemenin camın neresinde başladığını izlemektir. Nem %50'nin altındayken bile camın ortası ıslanıyorsa sorun camdadır. Yalnız alt kenar ıslanıyorsa ara çıtaya ve hava akışına bakmak gerekir. Bütçe tarafını merak ediyorsanız Ankara'da PVC pencere fiyatını belirleyen kalemleri ayrı bir yazıda topladık.
Eylül PVC, Winsa bayisi olarak pencereyi yerinde ölçüyor, cam ve profil seçimini cepheye göre planlıyor, üretimin ardından montajı kendi ekibiyle yapıyor. Seçenekleri PVC pencere ve kapı sayfamızda inceleyebilir, ölçü randevusu için iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.
